Hayatım

Doğum Günlerini Sikeyim

Bütün özel günlerden tiksinirim genel olarak. Bunun sebebi “gapitalizmin oyunları bunlar hep” gibi bir şey değil, sevmiyorum. Yapmacık geliyor. Bir de bunu gidip parti havasında kutlayanlar var. Kendileri organize ediyorlar falan böyle, çok acayip. Dışarda oturup kutlamak değil demek istediğim şey. Doğum günü için parti organize ediyor, egoya bak la. Daha iğrencine şahit olmuştum, hediye olarak ne istediğini baya liste yapıp milletin eline vermişti birisi.

Geçtiğimiz günlerde de benim “doğum günüm” denen illet vardı. Benim sevmeyişimin nedenleri çeşitli, doğduğum aydan sonra her yıl biri öldü amına koyayım. Ya çevremden ya da aileden. Bir diğer sebebi, çok doğan var aynı ayda onların da bazıları öldü. İçim acıyor benim yılın belirli dönemlerinde. İçimden gelmiyor o iş öyle olunca. Özellikle ben istemediğimi belirttikçe bunun üzerine gidilmesi, inadına yemeklere çıkmak, pasta kesmek canımı iyice sıkıyor. Bir sorun lan istiyor muyum diye…

Bu işin bir diğer boyutu da şu; iyi ki doğdun, nice mutlu yıllara, iyi ki varsın vesaire dendiğinde baya baya yalan söyleyerek cevap vermek zorunda kalıyorum. Dedim ya bir sorun lan istiyor muyum diye, sorulabilecek o kadar çok soru var ki burda. En alakasız tiplerden iyi dilek geliyor, iyi ki varsın diye e ben senden hiç hoşnut değilim ki? Bir başka iyi dilek cümlesi de en klişelerinden iyi ki doğdun… Sen mi karar veriyorsun amın feryadı? Bunun gibi tepkilere işte sen de iyi ki varsın, nice beraber yıllara inş gibi yalan yanlış cümlelerle cevap vermek zorunda kalıyorum.

Neyse kalıplar üzerinden gitmeyelim. Genel olarak yazayım ben. Bakın, çocukluğumdan beri -~10 yaşımda beri- yaşama isteğiyle dolup taşan, hayatı ve yaşamayı çok seven, hayat dolu bir insan değilim. Pervasız değilim, gidip kendimi öldürecek falan da değilim. Demek istediğim şu ki, bana farketmiyor. Nice yaşlara kelimesi bana büyük bir kaygı veriyor aksine, istemediğimi farkediyorum. Varoluşsal krizler içerisinde sürükleniyorum sürekli, hayatta hiçbir amacımın olmadığını, hayattan istediğim hiçbir şeyin olmadığını farkediyorum her kutlayanla. Karakterimin hayat enerjisinden ne kadar eksik olduğunu, bundan dolayı hayatımı dolu dolu yaşamadığımı, hayallerimi ve eksiklerimi tamamlayamadığımı farkediyorum.

Kendime de gelemiyorum bir süre. Zaten sürekli varoluşsal krizleri olan bir insanım, bir de böyle tepki vereceğim şeyler söylenince bana iyice delleniyorum. Her yerde gizledim, her yerde sakladım. Soranlara da yalan yanlış tarihler veriyorum genelde. Neyse bu da böyle bir iç döküş olsun. Cya.

Bir Yorum Bırak